Yazasım geldi…

Blogdaki bir yazıma gelen bir mesaj ile birden bire bir yazma hissi geldi.

Öncelikle söyleyeyim, Rango’yu halen daha izleyemedim. Batının ruhuyla tanışamadım haliyle.

Yanda gördüğünüz şu an “Okuyorum” başlığı altında duran kitapları şu an okumuyorum. Blog örümcek ağlarıyla kaplandığı için onlar da öyle kalmış. Bir ara değiştiririm diyecem ancak yerine koyacak müspet bir şeyler yok…

İlerleyen günlerde eğer bir MacbookPro edinirsem iOS programming olayına yeniden başlayacağım. VM üzerindeki MacOS ile ezik ezik birşeyler yapmaya çalışmaktan sıkıldım açıkçası.

Şu sıralar bisikletlere bakıyorum. Kimbilir belkide… Şöyle cüsseme uygun, fiyatı güzel birşey olursa…

Bir de akvaryum olayı var… Piraye için… Kimbilir belkide…

Ha bir de son olarak aklımdayken bir konu var: Yurtdışından malzeme getirmeye sınırlama getirildi biliyorsunuz. 2 ayda bir kez, yılda da en fazla 5 kez yurtdışı siparişi verebiliyorsunuz. Tam da bu uygulama devreye girmişken, televizyonda halkımıza en çok elektronik ürünü satmasıyla övünen bir teknomarket reklamı dönmeye başladı. Elin adamları yaptığı icatlarıyla övünürken bizim bu icatları ne kadar iyi satın aldığımızla övünmemizden dolayı utanç duydum… Amaaaann……….tireeeet….. Koyver…

Konuş başlıkları…

Aklıma geldikçe yazarım diye not aldığım bazı blog konu başlıkları var. Fakat hepsi de kazık konular. Öyle oturup üzerine 10dk’da yazı yazılacak gibi değiller ki…

Önce oturup araştırma yapıp, sonra üzerine uzun uzun düşünüp sonra yazılacak şeyler hepsi…

Rango’yu izlemek istiyorum fakat vaktim yok… Bu haftasonu için bir planlama yapacağım sanırım…

Böyleyken böyle işte…

Ordan Burdan…

Bu şekilde yazdığım yazılara da anlamlı başlıklar bulamıyorum haliyle. Aklıma ne gelirse o an yazıyorum.

Size de oluyor mu bilmiyorum… Ne zaman yeni bir yere gitsem ve oradaki damacanadan bardağıma su doldurmaya kalksam muhakkak bardağı taşırıyorum ilk seferinde.

Eğer IIS kullanıyorsanız WordPress 3 ve sonrası versiyonuna güncelleme yapmayın, anasayfada “Redirecting loop” oluyor. Eğer hostinginiz Linux ise güncellemeleri korkmadan yükleyebilirsiniz.

Şundan bundan…

En sevdiğim ve ne kadar dinlersem dinleyeyim hiç bıkmayacağım iki kişi: Barış Manço, Michael Jackson. Ve ikisi de öldü. (Bazen ölmüş olduklarına halen daha inanamıyorum) 🙁

Kol saati kullanmayı sevmiyorum. Kullanmıyorum da…

Cep telefonunu da sevmiyorum. Ama kullanıyorum… iPod’u seviyorum.

😕 Gözlük de sevmiyorum… Mecburen…

Sanırım yanlış meslek seçmişim. 🙂 (Ama emin değilim, yani belki işimi iyi yapıyorum ama yanlış yolda olabilirim yine de)

“Çalışmak ihtiyaçlarımı karşılamayacaksa ve çalıştığım için yeni ihtiyaçlarım doğacaksa, neden çalışayım ki?” sözüne çok katılıyorum.

Şu an yine “bu yazdıklarımdan kime ne ki?” diye düşünüyorum… “Yazıyı silip atsam mı?” diyorum… (Devam ediyorum…) 😡

Evde bir sürü müzik aleti var ama, kimse doğru düzgün müzisyen değil. Müzik aletlerini seviyorum demek ki…

Okumak için alıp okumadığım bir sürü kitabım var…

İşyerindeki masama koymak için alıp halen daha evde paketinde beklettiğim oyuncak figürlerim var.

Masatenisi oynamaya devam etmek istiyorum. Ama bir türlü vakit ayıramıyorum. Tembelliğimden de olabilir.

İşte böyle birşey…

Yeni Yazı II

Akşam TRON’u izledim. Tamam görüntüler, görseller tek kelimeyle müthişti. Ancak konu tam anlamıyla “bullshit“! Böyle saçma sapan birşey olabilir mi?

Ha diyebilirsiniz ki sen elflere, hobbitlere, Sauron’a, Matrix’e inanıyorsun da, bu mu saçma geldi? Yazılımların insan suretlerinde olmasını geçtim, bara gidip içki içmeleri, birinin yazılımlardan oluşturduğu  ordusuna “benim program kardeşlerim” diye hitap etmesi ve sanal olan şeylerin dünyayı ele geçirme planları falan, yaaaa bırak bu işleri.

Film çok iyi ancak hikayenin altı çok boştu. Neresinden tutsan elinde kalır.

Dün eklediğim yazıdan sonra sitenin hiti çok arttı gerçekten de. Buna karşın, hiti arttıran kiteleye teşekkürü borç biliyorum. Bugünlük, kimbilir belkide yanlızca bu yazılık bu kadar.

Youtube’dan beğendiğim bir klipe bitirmek isterim… http://youtu.be/xpcUxwpOQ_A

Yeni Yazı Ekliyorum

Bir blogger arkadaşım bana yaptıklarını anlat, insanlar merak edip okuyorlar dedi. Benim de bu konudaki düşüncem, insanlar benim neler yaptığımla neden ilgilensin ki, olmuştur hep. Onun dediğini yapmak için aslında bu yazıyı yazıyorum diyebilirim. Aşağıda yazanlar bunun ürünüdür.

Eyvah Eyvah 2’yi izledim, çok beğendim, hikaye olarak birbirinin devamı olan filmleri aslında bir bütün olarak görürüm. O yüzden birinciden daha güzeldi demeyeceğim. Hikaye çok daha güzel devam etmiş diyebilirim.

Ofiste yeni bir çalışma düzenine geçiş yaptık. Bu yeni düzen daha iyi oldu mu bilemiyorum, zaman gösterecek.

iPhone yazılım geliştirme olayına başladım, belli bir noktaya geldim. Bu aşamadan sonra gelecek olan iPod(4.g) ‘umu beklemedeyim. Yaptığım uygulamaları gerçek bir cihaz üzerinde deneme fırsatım da olacak böylece. Çok zor, aslında adapte olması çok zor olan bir konu. Ama zevkli. Tabii bir MacBookPro’m olsaydı çok daha rahat bir geliştirme ortamım olabilirdi. Şimdilik VMware üzerine yüklediğim MacOS işletim sistemiyle idare etmek zorundayım.

Fizy açıldı diye duymuştum ama fakat lakin, Fizy’ye girince bana halen daha bir sürü ağız resmi olan sayfa geliyor… Bu normal mi?

Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar, devam ederim sonra…

Sosyal iş ağı: Neden?

Artık hepimiz söyleyeceklerimizi arkadaşlarımıza duyurabildiğimiz, kendimizi ifade edebildiğimiz bir ortam bulabiliyoruz. Bunu da en çok Facebook aracılığıyla yapıyoruz. Ancak bu durumu mesleki ve kariyersel açıdan ele alırsak, bunu yapabileceğimiz en doğru kanal sosyal iş ağımızdır.

Hayatımızın bir kopyasını sosyal ağımızda yaşıyoruz. Fotoğraflarımızı paylaşıyoruz, uzun zamandır görmediğimiz tanıdıklarımızı arkadaş olarak listelerimize ekliyor ve neler yaptıklarını, durumlarını takip edebiliyoruz. Hatta Twitter’ı abartılı şekilde kullanan arkadaşlarımızın ne zaman tuvalete gittiklerini bile… Sosyal olma ihtiyacından dolayı gün içerisinde ortalama 1 saatimizi Facebook’ta geçiriyoruz. Yaptığımız hemen her şeyi bu sosyal ağlarda paylaşıyoruz. Fakat, profesyonel iş hayatımızda yaptıklarımızı bu sosyal ağlarda paylaşmıyoruz. Neden? İşte burada devreye sosyal iş ağları giriyor. İş yaşamımızın bir kopyasını da sosyal iş ağımıza aktarmamız gerekiyor.

Özellikle bireyler, sosyal iş ağındaki profillerinin kendileri için 7×24 çalışması ve kurumlar da kendilerini daha iyi ifade edebilmek adına bu dünyaya dahil olmalılar.

Artık kurumlar da işe alacakları kişileri ya da iş yapacakları firmaları internetten araştırıyor ve karar aşamasında bu bilgilerden büyük ölçüde yararlanıyor. Bunun yanısıra sosyal iş ağları, İK, iş ve ofis yönetimi maliyetleri söz konusu olduğunda büyük tasarruf sağlıyor. Dolayısıyla, doğru çalışan adayına anahtar kelimelerle ulaşmak ve o kişinin çalıştığı şirketleri veya tanıdığı insanları bulabilmek, işe alım süreçlerinde kurumlara iki yönlü fayda sunuyor. Bugün dünya üzerinde birçok ‘headhunter’ firma ve danışman, personel araştırmalarını sosyal iş ağları üzerinden yapıyorlar. Sosyal iş ağlarının kurumlara sunduğu faydalar sadece iş bulmakla sınırlı değildir.

Online ortamda profesyonel iş çevrenizle iletişimi artırmak, mevcut ilişkilerinizi güçlendirmek ve sürekli kılmak için sosyal iş ağını kullanırız.

Uzman olduğunuz konularda etkin şekilde görüşünüzü bildirebilir, makaleler yayınlayabilir, ihtiyaç olması durumunda beklemediğiniz bir anda ummadığınız yerlerden iş görüşmelerine çağrılabilir, işiniz için yeni proje ve iş olanakları yaratabilirsiniz. Sektörünüzle yada işinizle ilgili sorularınıza, profesyoneller tarafından kısa zamanda yanıt alabilir yada aynı şekilde sorulmuş sorulara yanıt verebilirsiniz.

Sosyal iş ağları mezun olduğunuz okulunuzdan, sektörünüzden ve Türkiye’den onbinlerce bağlantı ile tanışma, yeni iş ve proje geliştirme fırsatları yaratmak için ortam yaratıyor. Sadece iş odaklı bir sosyal paylaşım sitesi, iş arayan profesyonele, kişisel markasını güçlendirmek isteyenlere, işini geliştirmek isteyen patrona, kendi alanındaki önemli profesyonellerle iletişime geçmek isteyenlere ve personel arayan insan kaynakları uzmanlarına eşsiz bir imkan sağlar.

Krizlerde insanlar daha fazla güvendikleri kişisel bağlantılarıyla daha çok iletişime girerler ve bağlantılarını arttırırlar. Böylece krizden kaynaklanan durumlarını, içinde bulundukları sosyal ağlar aracılığıyla gerçek bir katma değere dönüştürürler.

Sosyal iş ağlarının faydalarını kısaca özetlemek gerekirse:
– Kendini özgürce ifade etme imkanı sağlaması,
– Etkileşimli ve her an ulaşabilecek bir yapıda olması olması,
– İş ağı sayesinde ile yeni bağlantılarla tbnışma, iş ağını genişletme,
– Kolay bulunabilme ve erişilebilirliği arttırması
olarak sıralayabilirim.

Mesleklerinde başarılı bağlantılara sahip olmak, mesleki açıdan büyük önem taşıyor. Ve bu başarılı bağlantılar, yeni fırsatlara ve yeni olanaklara çıkan kapıları açmaya yardımcı olur.

Günümüz dünyasında insan kaynakları uzmanları işe alım süreçlerinde çoktan sosyal ağları da dikkate almaya başladılar. Binlerce insan kaynakları uzmanı, danışmanlık şirketlerindeki danışmanlar, Google üzerinden araştırma yapıp, adayların kariyer profillerine ulaşabiliyor. Bir özgeçmişten fazlasını paylaşabileceğiniz bu ağlarda yer almak kariyeriniz için oldukça önemli. Google’da adınızı yazıp arattığınızda, sadece Facebook profilinize ulaşılıyorsa, profesyonel bir profiliniz, online kartvizitiniz yok demektir. Siz de, bu ağ sayesinde, profilinizi güncel tuttuğunuz, yaptığınız projeleri, çalıştığınız işleri, aldığınız eğitimleri güncellediğiniz takdirde, iş dünyasında daha görünür olacaksınız.

Kazanmak isteyenlerin yapması gereken bağlantılarından bir ağ oluşturmak ve bu ağı etkin bir şekilde kullanmaktır.

Sosyal iş ağı: Nedir?

Öncelikle “sosyal ağ” ile “sosyal iş ağı” kavramlarını birbirinden ayırmak gerekiyor.

Sosyal iş ağları dendiğinde akla hemen “tanıdık çevresi” kavramı gelir. İstatistikler gösteriyor ki bugün işlerimizin çoğunu tanıdık eş-dost-arkadaş çevremiz dediğimiz kişisel ilişkilerimiz vasıtasıyla buluyoruz. Sosyal iş ağları işte bu ‘tanıdık çevresi’nin, günümüz standartları ve online teknolojiler üzerinden ilerleyen aktif bir profesyonel çevreyi oluşturmasını sağlayan sistemlerdir. Mezun olduğumuz okuldan çalıştığımız işlere, tanıdığımız kişilerden, daha önceki iş tecrübelerimize, gerçekleştirdiğimiz projelere kadar istediğimiz her tür bilgiyi sosyal iş ağları aracılığıyla paylaşabiliyoruz. Bu sayede yeni iş fırsatlarına ulaşmamız da kolaylaşıyor.

Başarılı bir sosyal iş ağı ortamı kişisel etkin bağlantılar kurmayı sağlayarak pek çok yeni iş fırsatı sağlayabilir. Bunlardan öne çıkanları, yeni satış kanalları bulmak, yeni iş ortakları edinmek ve özellikle de yeni bir iş arayışında daha iyi bir işi daha hızlı bulmaya olanak vermesidir.

“Sosyal iş ağı”nı tanıdık çevresinin internet üzerine taşınmış hali olarak düşünmek, olayı çok basite indirgemek olurdu. Zira, sosyal iş ağları tanıdık çevresinden çok daha fazlasıdır. Burada, birisine kartvizitinizi verip sonrasında unutulmazsınız. Bir gün o kişiyle irtibat kurmak istediğinizde “Beni hatırlayacak mı acaba?” diye düşünmezsiniz. Çünkü, internet üzerindeki sosyal iş ağınız bu ilişkileri daima sıcak tutmaktadır. Bunun yanı sıra sosyal iş ağları geleneksel tanıdık çevrelerinden hem daha eşitlikçi hem de daha güven verici olma özellikleriyle öne çıkmaktadır. Burada, gerçekte size ait olan başarılar ile öne çıkarsınız.

Sosyal bir iş ağı sayesinde:
– Çeşitli etkinlikler düzenleyerek veya düzenlenmiş etkinliklere katılarak diğer kullanıcılarla yüz yüze tanışma ve çevrenizi genişletme imkânı bulabilirsiniz.
– Gelişmiş profil sayfanız sayesinde kendinizi profesyonelce tanıtabilir ve gizliliğinizi istediğiniz ölçüde sağlayabilirsiniz. Ayrıca dilerseniz profilinizin arama motorlarından da ulaşılabilmesini sağlayabilirsiniz.
– Ana sayfanızı görünmesini istediğiniz bilgilerinize göre düzenleyebilir, sürükle bırak yöntemiyle bilgilerinizin görüntülenme sırasını değiştirebilirsiniz.
– İş fırsatlarını değerlendirip, kendinize kolayca çevre edinebilirsiniz.
– Bağlantılarınızla projeler oluşturup, geliştirebilirsiniz.
– Dosya paylaşım sistemini kullanabilir ve birlikte çalışarak problemlerinizi rahatlıkla çözebilirsiniz.
– Gruplar oluşturup veya gruplara katılıp iletişime geçtiğiniz profesyonel arkadaşlarınız sayesinde yeni fikirler üretebilirsiniz.
– Uzman olduğunuz konularda makaleler yayınlayabilirsiniz.
– Sektörünüzle ilgili sorularınızı sorabilir ve sorulmuş sorulara yanıtlar verebilirsiniz.
– Şirketiniz için en iyi yetenekleri keşfedebilirsiniz.

Profilinizi oluşturken dikkat etmeniz gerekenler:
Sosyal iş ağındaki profilinizi oluştururken eğitim, iş deneyimi gibi alanları dikkatlice doldurarak özgeçmişinizin kısa bir özetini kısa zamanda oluşturabilir, sizi kurumsal hayatta temsil edecek nitelikte profesyonel görünümlü bir fotoğrafınızı ekleyebilirsiniz. Fotoğraf, iş odaklı sosyal platformlarda yüzünüzü tanıtmak için çok önemlidir, mutlaka eklemenizi öneririm.

Profilinizi sürekli güncel tutun. Profilinizde projelerinizden, profesyonel deneyimlerinizden, hedeflerinizden, uzmanlık alanlarınız bahsedin. Siteyi düzenli takip ederek, bağlantılarınızla olan iletişiminizi iş ağınız üzerinden de kurun, tanıyor olabileceğiniz kişiler listesini periyodik aralıklarla gözden geçirin, bağlantılarınızı artırın.

Oluşturulan profiller, kişinin mesleki bilgi ve becerileri, uzmanlığı hakkında anında bilgi edinmeyi sağlarken, iş ağlarında kişi için bir referans mektubu niteliği taşımaktadır. Bunun yanı sıra direkt kişisel referans yazılarını da profilinizde görüntüleyebilirsiniz.

Şu an yaptığınız işe ve hedeflerinize uygun kelimeleri profilinize eklemeyi unutmayın.

Bağlantıda kalmaya değer gördüğünüz kişileri, sosyal iş ağınıza mutlaka bağlantı olarak ekleyiniz. Bir süre sonra bu kişinin, işinden ayrıldığı için güncel bilgiler içermeyen bir kartviziti yerine, her an son iş bilgilerine ulaşabilirsiniz.

Sosyal iş ağında iyi bir şekilde hazırlanmış profiliniz, kariyeriniz ve projeniz için 7×24 çalışacaktır.